// //
Ana Sayfa

Duyurular

Resimler

Şiir 07-06-2008
BİZİM KöY

Kurumuş pınarlar sular akmıyor
Selam versen kimse dönÜp bakmıyor
Keller bile artık şapka takmıyor
Birde gel de bizim köyÜ şimdi gör

Sararmış boz kırlar çiçekler solmuş
Yıkılmış merekler toprakla dolmuş
Bakımsız evleri virane olmuş
Birde gel de bizim köyÜ şimdi gör

Cemaat kalmamış cami dolmuyor
Hasta olsan kimse hatır sormuyor
Bayramların bile tadı olmuyor
Birde gel de bizim köyÜ şimdi gör

Yamaçlarda otlar sÜrÜ çobansız
SÜrÜlÜr tarlalar artık sabansız
Birkaç ağaç kalmış onlarda dalsız
Birde gel de bizim köyÜ şimdi gör

İğde ağaçları çiçek açmıyor
çayırlarda kelebekler uçmuyor
Paslanmış tırpanlar ekin biçmiyor
Birde gel de bizim köyÜ şimdi gör

Arılar çiçeksiz kovanlar balsız
Aç kalmış itler onlarda yalsız
Eşekler sıpasız kıratlar taysız
Birde gel de bizim köyÜ şimdi gör

Hasretlik hakanını bağrını delmiş
Yıkılmış kalesi virane olmuş
Gençleri göç etmiş yaşlılar kalmış
Birde gel de bizim köyÜ şimdi gör

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 187

 
DARI EKMEK 06-06-2008

Bir hükümdar maiyetiyle birlikte ülkesinde bir gezintiye çıkmıştı Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü İhtiyara uzaktan seslendi:

- Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin

İhtiyar cevap verdi:

- Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer

Bu cevap hükümdarın hoşuna gitti ve ihtiyara bir kese altın verilmesini emretti

İhtiyar bu ihsanı karşılıksız bırakmadı:

- Gördün mü evlat, bizim diktiğimiz fidanlar şimdiden meyve verdi

Bu cevap da hükümdarın hoşuna gitti, bir kese daha altın verilmesini emretti

Yaşlı köylü sıradan biri değildi Çarıklı erkânı harp diye nitelenen kişilerden biriydi:

- Evlat herkesin diktiği fidan yılda bir defa meyve verir, bizim diktiğimiz fidan yılda iki defa meyva verdi

Bu diplomatça cevap da hükümdarın hoşuna gitti ve bir kese daha altın verilmesini emretti Ama bu defa vezir araya girdi ve hükümdarı uyardı:

- Aman sultanım bir an önce buradan uzaklaşalım Bu ihtiyar bu gidişle tarlasına fidan dikmek yerine, devletin hazinesine darı ekecek

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 201

 
CAM TAVAN SENDROMU.. 05-06-2008

CAM TAVAN SENDROMU…

”Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız başarmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için elinden geleni yapar.
Dr. David J. Schwartz”

Bilim adamları pirelerin farklı yükseklikte zıplayabildiklerini  görürler. Birkaçını toplayıp 30 cm yüksekliğindeki bir cam fanusun içine koyarlar. Metal zemin ısıtılır. Sıcaktan rahatsız olan pireler zıplayarak kaçmaya çalışırlar ama başlarını tavandaki cama çarparak düşerler. Zemin de  sıcak olduğu için tekrar zıplarlar, tekrar başlarını cama vururlar. Pireler camın ne olduğunu bilmediklerinden, kendilerini neyin  engellediğini anlamakta zorluk çekerler. Defalarca kafalarını cama  vuran pireler sonunda o zeminde 30 cmden  fazla zıpla(ya)mamayı  öğrenirler. Artık hepsinin 30 cm zıpladığı görülünce deneyin ikinci  aşamasına geçilir ve tavandaki cam (fanus) kaldırılır.Zemin tekrar ısıtılır.  Tüm pireler eşit yükseklikte, 30 cm zıplarlar! Üzerlerinde cam engeli  yoktur, daha yükseğe zıplama imkânları vardır ama buna hiç cesaret  edemezler. Kafalarını cama vura vura öğrendikleri bu sınırlayıcı ‘hayat dersi’ ne sadık halde yaşarlar. Pirelerin isterlerse kaçma imkânları vardır ama  kaçamazlar.Çünkü engel artık zihinlerindedir. Onları sınırlayan dış engel (cam) kalkmıştır ama kafalarındaki iç engel (burada 30cm’den fazla  zıplanamaz inancı) varlığını sürdürmektedir.�
Bu deney, canlıların neyi başaramayacaklarını nasıl öğrendiklerini göstermektedir. Bu pirelerin yaşadıklarına “cam tavan sendromu’ denir. Aynı durum insanlar için de geçerlidir. Bir insanın gelebileceğine inandığı en üst nokta, onun cam tavanıdır. Cam tavanınız hayallerinizin tavan yüksekliğini gösterir. Yapabileceğiniz, düşündüğünüz kadardır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 191

 
DAVETİYE

 

kapadokya.jpgNevşehir Kasaba ve Köy Dernekleri

Gecesinde Sizleride Aramızda

Görmekten Onur Duyarız.

Nevşehir İli  Kasaba ve Köy Dernekleri

*Kaymaklı Kasabası  *İnallı Kasabası  *Özlüce Köyü  *Çakıllı Köyü  *Doğala Köyü *Emmiler Köyü  *Kızılağıl Köyü  *Kuyulu Tatlar  *Özyayla Köyü  *Til Köyü

KATILIMCILAR

Nevşehir Millet Vekillerimiz

Nevşehir İl ve İlçe Belediye Başkanlarımız

Bahçelievler Belediye Başkanı

FOKLOR EKİBİ

AS SOLİSTLER ve YEREL SANATÇILAR

Program

Açılış

Saygı Duruşu, İstiklal Marşı

Açılış Konuşması, Slayt Gösterisi

Millet Vekili ve

Belediye Başkanları Konuşması

Halk Oyunları

Yöre Sanatçıları(Kürşat)

Kapanış

Sunucu

Fatih Mühürdar

Tarih: 7 Haziran 2008    Saat: 19:00-24:00

Sosyal Bilimler Lisesi

Fevzi Çakmak Mah. Fatih Cad. No:1 Yenibosna-İST

Tel:0212 653 95 48

İrtibat: Yusuf AVVURAN 0532 405 41 38

TÜM HEMŞERİLERİMİZ DAVETLİDİDR.

 Biletler Ücretsizdir...

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 462

 
ÇOCUK OLMAK

Fatma ÇİÇEK

11 MAYIS 2008

İSTANBUL

resim_108.jpgŞİMDİ ÖZLÜCE’DE ÇOCUK OLMAK VARDI     

Geride  bıraktığımız  soğuk  kış  günlerinin  ardından bahar  mevsimine  geçtiğimiz  şu  günlerde,  güneşin  yüzünü  iyiden  iyiye  göstermesi  ve  havanın  gün  geçtikce  biraz  daha  ısınması,  mesai  saatleri  ve  mevsimlik  giysilerin  yer  değiştirmesi  gibi  şeylerle  anlayabiliyoruz  ancak  buralarda  baharın  gelişini.

 

Oysa  ki;  Bahar  deyince,  insanın  içinin  kıpır  kıpır  olduğu,  yaşamın  daha  keyifli  bir  hale  geldiği  sevinç  ve  umudun  yüreğimizi  kapladığı  bir şey  gelir  akla.  Ancak  bütün  bunları  yaşamak  için  de  baharda  Özlüce’de  olmak   tabi ki bir de  çocuk  olmak  gerekir.  Baharı  şehir  hayatında   çok  yapay  da  olsa yaşadığımız şu  günlerde  çocukluk  dönemlerimizden  kesintiler  geldi  yine  aklıma ve kıymetli  vaktinizi  çalarak  paylaşmak  istedim  siz  değerli  köylülerim  ile.  

 

Beton  yığınları  ve  trafik  illetinden  sıyrılıp,  cafcaflı  ve  şaşaalı  şehir  kalabalığından  uzaklaşıp  şu  güzelim  baharın  gelişini müjdeleyen  güzelliklerle   başbaşa  bulunmak ve     köyümde  olmak  vardı  diyorum  hep  içimden.  Sanki  tabiat  kış  uykusundan  uyanıp  da  çeşitli  renklere  bürünmeye  başladıkça içimizdeki  gurbetin  rengi de  beraberinde  yavaş  yavaş  belirmeye  başlıyor.  Tıpkı  şimdilerde  bende olduğu  gibi

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 285

Devamı...
 
<< İlk < Önceki 11 12 13 14 Sonraki > Son >>

Sonuç 144 - 151 Toplam 151

Site Yönetici

ozkan.jpg

Ana Sponsor

yusuf.jpg
eXTReMe Tracker