// //

Duyurular

Duyuru FATİŞ TAŞKALE(Mustafa'nın Eşi) Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur (31/12/2008)   Devamı...

Duyuru YAHYA GÖZDERESİ Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur (28/12/2008)   Devamı...



Duyuru 89 Doğumlu Gençlerimiz İçin 2009 Celp Dönemi Belli Olmuştur.  3.tertip (Ağustos) Gideceklerdir.   Devamı...

Resimler

Makaleler
01-12-2008 Abdurrahman ÇİFCİBAŞI Yazdır E-Posta


SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMINA GENEL BAKIŞ

 


 
Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda olan Türkiye, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan boğazları, Ortaasya, Kafkasya ve Ortadoğu’daki doğal enerji kaynaklarının kesiştiği noktadaki jeopolitik konumuyla bütün dünyanın dikkatini çekmektedir.Geçmişte Osmanlı devleti, bugün de Türkiye, bu jeopolitik ve jeostratejik konumundan dolayı çeşitli entrikaların çevrildiği bir alan olmuştur. Osmanlı devletini parçalayarak tarih sahnesinden silmek isteyen sömürgeci devletler, bu entrikalarında yüzlerce yıldır Türklerle dostça yaşayan Ermenileri kullanmışlardır.Tarihte olduğu gibi günümüzde de, Ermeni toplumu üzerinden siyasi ve ekonomik çıkar sağlamaya çalışan ülkeler bulunmaktadır. Bazı ülkelerde Türkleri ve Türkiye’yi sözde soykırımla suçlayan anıtlar dikilmekte, bazı ülkelerde de soykırım iddiasını tanımaya yönelik kararlar parlamento gündemlerine getirilmekte, hatta kimi ülke parlamentolarında kabul edilmektedir. Gerçekte tarihçilere bırakılması gereken bu konular, siyasetçilerin elinde çıkar aracı haline dönüştürülmektedir.

 

Tarih boyunca Romalılar, Persler ve Bizanslılar tarafından Anadolu’nun bir yerinden diğerine sürülen, savaşlara itilen ve çoğu kez üçüncü sınıf vatandaş muamelesi gören Ermeniler, Türklerin Anadolu’ya girişlerinden sonra Türklüğün adil, insani, hoşgörülü, birleştirici anlayış ve inancından yararlanmışlardır. Bu ilişkilerin gelişme ve doruğa ulaşma çağı olan 19. Yüzyıl sonlarına kadar süren devir, “Ermenilerin altın çağı” olmuştur. Osmanlı devletinin çalışan, liyakatli, dürüst ve becerili her vatandaşına sağladığı imkanlardan gayr-i müslimler içinde en çok faydalananlar Ermeniler olmuştur. Askerlikten, kısmen de vergiden muaf tutulurken, ticarette, zanaatta, çiftçilikte ve idari işlerde yükselme fırsatını elde etmişler ve devlete bağlı, milletle kaynaşmış ve anlaşmış olduklarından dolayı "millet-i sadıka” olarak kabul edilmişlerdir. Bu çerçevede Türkçe konuşan, ayinlerini bile Türkçe yapan bu topluluktan devlet kademelerinde önemli görevlere yükselenler, hatta Bayındırlık, Bahriye, Hariciye, Maliye, Hazine, Posta-Telgraf, Darphane Bakanlıkları, Müsteşarlıkları yapanlar olmuştur. Hatta Osmanlı devletinin meseleleri üzerinde Türkçe ve yabancı dillerde eserler de yazmışlardır.

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 35

Devamı...
 
24 KASIM 2008 Duygu GÖZDERESİ Yazdır E-Posta
ata1.gif24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ   

İnsan, dünyaya geldiğinde, daha bebek iken gözlerini açar açmaz çevresindekilerini hissetmeye çalışır. Yemeği, içmeyi, emeklemeyi, yürümeyi, koşmayı ve konuşmayı öğrenir. Kendisini ve çevreyi algılamaya çalışır. Tüm bunlara karşın yine de yardıma muhtaçtır.

   İnsanın yaşamdaki ilk yardımcıları anne, baba, abla, ağabey, nine ve dedesidir. Büyüyüp gelişen çocuk bilgilenme sürecine girer. Bu nedenle aile içi eğitim ve öğretim yetersiz kalır. Çocuğun bu döneminde ihtiyaç duyduğu bilgileri, ancak okulda öğretmen klavuzluğuda sistemli bir eğitimle olacağı ve yönlendirileceği somut olarak ortaya çıkmıştır.Okulun ve öğretmenin devreye girmesiyle ailenin de bu konuda sorunu çözülür.

   Bir ulusun çağdaş ülkeler düzeyine erişebilmesi; eğitim ve öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi ile ancak mümkün olabilir.
Eğitim sorunlarını çözen uluslar; kültür, sanat, ata2.jpgbilim, teknoloji, sosyo-ekonomik alanında da kalkınmış ve ilerlemiştir. Eğitime gereken önem ve ilgiyi göstermeyen uluslar, başka ulusların kölesi olmaya mahkumdurlar. Kalkınmanın temel şartı eğitim ve öğretimdir.

   Öğretmen; insanları eğitmeyi ve öğretmeyi meslek edinen, eğitim kurumlarında çocuk ve gençlerin eğitim öğretimlerine rehberlik eden, yön veren ve yaşam hazırlayan kimsedir. Öğretmenler gününün amacı öğretmenin toplumdaki yeri ve rolü önemi ve değeri nedir, sorunlarını belirlemek ve öğretmeni olması gerekli yüce oruna oturtmaktır. Öğretmenlerin kendi aralarında bağı kuvvetlendirmek, öğrencileri ile aralarındaki sevgi, saygı ve dayanışmayı güçlendirmektir. Emekli olan öğretmenleri saygıyla anmak ve yeni atanmış öğretmenlere mesleklerinin kutsal bilincine varmalarını sağlamaktır. İşte, Öğretmenler Günü, bu fedakar öğretmenlerimizin kıymetini bir kez daha düşünüp anlamamızı sağlayan önemli bir gündür.

   Öğretmenlerimize duyduğumuz saygı, sevgi ve şükranlarımızı dile getirmek için bu günü fırsat bilmeli ve bu duygularla, onların ellerini öpmeliyiz. Okulu bitirip hayata atıldığımız zaman, bizi bu günlere hazırlayan öğretmenlerimizi hatırlamak, ziyaret etmek ya da bir telefon, kart veya mektupla hatırlarını sormak onlar için en büyük ve en değerli armağan olacaktır.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 35

Devamı...
 
ÖZGÜRLÜKÇÜ YÖNETİM-BASKICI YÖNETM Yazdır E-Posta

ÖZGÜRLÜKÇÜ YÖNETİM-BASKICI YÖNETM

 

        Sosyolojide, siyasi yönetim şekilleri tasnif edilirken, baskıcı ve hürriyetçi yönetimler zıtlığına işaret edilir.İnsanlık tarihi değerlendirilirken, otoriter ve totaliter karakterli yapılardan, özgürlükçü toplum düzenine geçiş, bir başarı olarak sunulur. Gerçekten de insanoğlu tercihini, özgürlükten, katılımdan, danışmadan, seçimden, şeffaflıktan, hukuktan, eşitlikten, adaletten yana kullanmıştır. Artık günümüzün el üstünde tutulan, dünya ölçeğinde kabul gören, üst değerler olarak alkışlanan, bu ilkelerdir. Bunlar,  yalnızca siyaset tarzı olarak kalmamış, ahlaki ve hukuki bir düzleme taşınmıştır. Artık temel hak ve hürriyetler, insan olarak doğma ile ilgili, dokunulmazlar, vazgeçilmezler olarak karşımızda durmaktadır.

                    

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 69

Devamı...
 
Sıla Özlemi Yazdır E-Posta
8.jpgSuyundan kan, toprağından et, çamurundan can bulduğumuz yer değil midir sıla? Bundan değil midir etimizin toprağına, kanımızın suyuna, canımızın çamuruna özlemi? "Memleketim!" derken boğazımızdan dökülen seslerin ardına yüreğimizden sevgiler ve özlemler de takılır.
Her "memleketim" kelimesi gurbette özlem dolu sıcak duygular uyandırır. Hem de ne yaman bir özlem. Çevrenizde ki insanlara, kente ve yaşama yabancı hissettiğiniz bir anda, memleket türküleri kulağınızda çalınınca, gözlerinizden akan yaşları engelleyemediğiniz olmuştur mutlaka?
Herkes ve herşey aslını arar. Kral kelebekler okyanusları aşıp tekrar doğdukları yurtlarına dönerler. Somon balıkları yaşama başladıkları yerde ölebilmek için coşkun nehirlerin azgın akıntılarına ters yüzerler. Yengeçler ve dev kaplumbağalar uzun yolculuklardan sonra içgüdüsel olarak yuvalarını bulur, yumurtalarını doğdukları topraklara gömerler.
Her gül, her sarmaşık, her ağaç topraktan çıkar, toprağa döner. Her gök cisminde kozmik bir geri dönme dürtüsü vardir. Göbeğimizin kesildiği yere zincirlenmiş ruhlarımız, ne kadar uzaklaşırsak, o kadar güçleniyor özlemimiz.
İşyerinde masasında ya da yatağının başucunda taş parçaları olan arkadaşlarınıza sormayın nedir bunlar diye. Bilin ki, eline aldığında özlemini serinleten köyünden, yaylasından taş parçalarıdır onlar. Bir yer, insanlar orada doğana değin, orada büyüyüp orada yaşayana, orayı bilene ve orada ölene değin yer değildir.
Atlas dergisi editörü Özcan Yüksel sılaya ve aslımıza olan özlemi ne güzel anlatiyor: "Ne zaman olağandışı bir duygu hali yaşasam, bunu hep düşümde fark ederim. Aynı sahneyi görürüm, aynı yeri, aynı ahşap zeminli evi, odanın bir duvarını isle kaplamış ocağı, artık hayatta olmayan ya da yaşayan tanıdık simaları. Yaşım her zaman düşü gördüğüm yaştır, ama bilinçaltım, her defasında aynı mekana götürür."
Ana gibidir sıla. Aslımızdır anamız ve sılamız.
özkan ARISÜT
03-02-2008

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 70

 
Makaleler Yazdır E-Posta
Bu bölüme sizlerden gelen yazılar, kompoziyonlar gibi güzel ve anlam taşıyan türden yazılar eklenecektir. Eğer böyle bir yazınız varsa bana mail olarak gönderirseniz yayınlamaya çalışırım. Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.  

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 77

 
eXTReMe Tracker